Zamanın Valisi Mustafa Taşkesen, 2009’daki 3. Feshane Giresun Günleri’nin açılış konuşmasında, “Bu gidişle Feshane efsane olacak” şeklinde veciz bir cümle söylemişti.
Gerçekten de öyle oldu.
Bu yıl 5’ncisi yapılan Giresun Günleri için, “3 G”li şöyle ilginç bir de slogan bulmuş, Giresun Federasyonu yöneticisi dostlarımız: “Giresun Gabuğunu Gırdı”
Bugün “K” yerine “G” harfini telaffuz eden kaç Giresunlu kaldı, bilinmez amma…
Arkadaşlarımız, bir telefon firmasının “3G” li reklamlarını anımsatan böyle bir sloganın dikkat çekeceğini düşünmüş olmalı!
Tuttuğumuz takım sorulduğunda, zaman zaman biz de, şöyle “3 G”li bir cevap vermiyor değiliz:
“Galatarasaray”, “Giresunspor”, “Görelespor”!
Her neyse, “3G”lere selam, konuya devam deyip…
“Üzüm yiyelim, bağcıyı dövmeyelim”!
Evet, 13-14-15 Mayıs 2011 tarihlerinde üç gün süreyle insanlar Aksu ırmağının Karadeniz’e akması gibi, bir kere daha akın akın Feshane’ye aktı.
Biz Federasyon yöneticisi arkadaşlarımızın yalancısıyız.
Ziyaretçi sayısı 1 milyonu yani geçen yılki rakamı geçmiş.
El hak doğrudur; fazlası vardı, eksiği yoktu.
***
KİMLER VARDI?
Bu sorunun en kestirme cevabı, “Kimler yoktu ki?” şeklinde olmalı.
Hele hele seçim sath-ı mailine girdiğimiz bugünlerde…
Siyasi parti temsilcilerinin yoğun ilgisini görünce, “Ne kadar da Giresun dostu varmış, meğer!” demekten kendimizi alamadık.
Açılış töreni, Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu ve Giresun Belediye Başkanı Kerim Aksu’nun katılımıyla yapıldı.
Aynı gün Giresun’da Başbakan’ın seçim mitingi olması nedeniyle, Giresun Valisi Dursun Ali Şahin ikinci gün teşrif ettiler.
***
KESİNTİSİZ EĞLENCE
Bir Giresunlu için; kemençenin, davul-zurnanın sesini duyup da, horona, karşılamaya kalkmamak eşyanın tabiatına aykırıdır.
Nitekim eşyanın tabiatına aykırı bir durum olmadı, çok şükür!
Nazan Sıvacı, İbrahim Can, Yücel Öner, Erdal Güvendi, Yılmaz Turan, M.Sırrı Öztürk, Kara Davut, Elifçe, Nurettin Bay, Hüseyin Çınar gibi sanatçılarımızla…
Başta GİFSAD olmak üzere, il ve ilçelerimize ait halk oyunları ekiplerimizle…
Kemençelerimizle, davul-zurnalarımızla, bağlamalarımızla…
Vurduk patlattık, çaldık oynadık!
***
KİTAPLARIMIZI İMZALADIK
Bize gelince…
Bir taraftan kafamıza göre takılırken…
Arada bir de Görele standında “Topal Osman” kitabımızı imzaladık.
Hemşehrilerimizle tatlı tatlı muhabbetler ettik, fotoğraflar çektirdik.
Görele Belediyesi tarafından bastırılan ve matbaadan doğrudan doğruya sıcağı sıcağına Feshane’ye getirilen “Görele’den Portreler” adlı 12’nci eserimiz de ücretsiz olarak halka dağıtıldı.
***
STANTLARDA CÜMBÜŞ VAR
Feshane’nin içi gibi, dışı da “iğne atsan yere düşmez” kabilinden insan selini andırıyordu.
Bu sene stantların daha geniş tutulduğunu, daha renkli olduğunu ve müzik-eğlence, panel gibi programların ayrı bir bölümde yapıldığını fark ettik.
Bunu olumlu bir gelişme olarak değerlendiriyoruz.
***
EMEĞİ GEÇENLER
Hiç şüphesiz, listenin başına Hasan Turan kardeşimi yazıyorum. Ona ayrı bir paragraf açacağım.
Diğerlerine geçiyorum. Bir Giresun Dernekler Birliği Başkanı Halil Kütük gerçeğini göz ardı etmek mümkün mü? O zaten yıllardır bu gibi işlerin içinde.
Bir Mehmet Kuğu’nun, bir Hüseyin Mersin’in, bir Uğur Bilgi’nin,bir Musa Ada’nın ve tertip komitesinde olup da adlarını tek tek yazamadığım kardeşlerimin emeklerini görmeden geçemeyiz.
Keza il, ilçe ve köy derneklerinin başkan ve yöneticilerini de…
Hemen hemen herkes üzerine düşeni fazlasıyla yaptı.
Hepsini yürekten kutluyorum.
İyi ki varlar!
***
HASAN TURAN FARKI
Her hangi bir karşılık beklemeden Giresun için koşuşturan cebi delik, gönlü zengin Giresunlular için yıllar önce bir yazımda “Giresun Delileri” tabirini kullanmıştım.
Evet, bu “delilerimiz”den hiçbiri deliliklerinin karşılığını yeterince alamadılar.
Hoş, dert de etmediler zaten.
“Amaç Giresun’a hizmetse, gerisi teferruattır” deyip…
Delilikleriyle kaldılar, öylece de devam ediyorlar.
Pek iflah olacakları da yok ya!
Hiç olmazsa, bu “delilerimizden” son beş yıla damgasını vuran Hasan Turan
kardeşimizin hizmetlerinin, en azından bu seçimde bir karşılığı olmalıydı, demekten de kendimizi alamıyoruz.
Kişilikleri ve emekleriyle siyasette kendilerine yer bulan ve milletvekili seçilerek parlamentoya giren Hüseyin Besli, Mehmet Domaç, Ünal Kaçır gibi değerli hemşehrilerimizle tabi ki gurur duyuyoruz..
Ama Hasan Turan gibi, bir de tabandan gelen bir temsilcimiz olsaydı, ne iyi olurdu değil mi?
Neyse, yaşı henüz genç sayılır…
Umarız bir sonraki seçimde farkına varılır!