GİRESUN DELİLERİ
Giresun Dergisi yazarlarından, hocamız Seyfullah Çiçek, bir yazısında bazı isimleri sıralamış, (sağ olsun bu isimler arasına benim ismim de vardı.) devamına da Giresun Delileri diye yazmıştı. Yine dergimizin kurucusu Murat Toker de son köşe yazısında Bin Giresun Sevdalısı, tabirini kullanmış. Giresun Delileri ile Giresun Sevdalıları, kendilerine yakıştırılan bu sıfatların hakkını verebilmek için yıllarca gece, gündüz çalışmış, Giresun ve Giresunlu için büyük başarılara imza atmışlardır.
İstanbul’da Feshane Giresun Günleri, Bursa’da Kocayayla Yayla Şenliği, Afyon’da Giresun Şehitliği Ziyaretleri, toplum tarafından bilinen faaliyetlerden birkaçı idi. Şimdi, Giresun’da Eğribel Tüneli, Or-Gi Havaalanı, Tirebolu Demir Yolu hedef tahtasına yerleştiriliyor. Giresun Sevdalıları, bu işler için hiç akıllanmadan, deliliklerini yapmaya devam ediyor.
Ferhat’ın Şirin için dağları deldiği asırlar çok gerilerde kaldı. Artık tüneller teknoloji harikası aletler ile deliniyor. Çok uzun zaman alan işler, çok daha kısa zamanda yapılabiliyor. Giresun Delileri dedik ya, bu asırda sen gel. Eline kazma küreği al, her ilçeden delileri tespit et, ahaliyi de başına topla. Eğribel’e tünel yapacağım diye yollara düş. Allah! Allah! Olacak iş mi bu. Ama olsun, şimdiye kadar kimseden bir şey istememiştik. Birileri bir şey istediğimizi görür de, şu garibanların da isteklerini yerine getirelim diyebilirler diye düşündük.
Bilirsiniz, bir zamanlar Ordu ile Giresun Valileri, ilgili kurumların yöneticileri bir araya gelmiş. İki il arasına OR – Gİ Havaalanı’nı yaptıralım diye karar almışlardı. Sadece karar almakla kalmadılar. Devletimiz, Havaalanımızı yapsın ama biz de üzerimize düşeni yapalım diye paralar toplanmıştı. Sonra iş biraz soğudu. Herkes bu işi unutmak üzere iken, iki deli de Piraziz’den çıktı. Üstelik bunlar kardeşti. Biri sırtına renkli kabanını giymiş, tek kişilik imza kampanyasını başlatmış, tek tek imza topluyordu. Biri de gazete çıkarıyor, gazeteye önemli zevattan demeçler alıp, yayınlıyordu. (Hasan Turan, Yılmaz Turan kardeşler)
Deliliğin sınırı yok ya; 2007’de birileri, “Şu İstanbul’un altını üstüne getirelim, bu şehirde bir rivayete göre 900.000 Giresunlunun yaşadığını, avazımız çıktığı kadar haykıralım.” diye tutturdu. Tarihi mekan Feshane’de 500.000 kişinin toplandığı, Giresun Günleri, adeta şehrin göbeğine Giresun mührünü vurdu. 2008 yılında yapılan 2. Giresun Günleri’nde Yılmaz Turan tek başına OR-Gİ Havaalanı standını açarak, binlerce insandan imza topladı. Hasan Turan, Başbakan’ın danışmanına isteklerimizi ve OR-Gİ talebimizi iletti. Başbakan R. Tayyip Erdoğan, 2. Giresun Günleri’ne katıldı. OR-Gİ Havaalanına sıcak bakmadığını açık açık, gözümüzün içine baka baka söyledi. Olayın, STK’lar tarafından, basın tarafından sürekli gündemde tutulması sonucu, Ağustos 2010 ayı içinde, Hem Ulaştırma Bakanı, hem de Başbakan Aralık 2010 ayı içinde OR-Gİ Havaalanının temelinin atılacağını açıkladılar. İnşallah, gelecek yıl yapılacak seçimler ile ilgili bir vaat olarak kalmaz.
Erzincan - Gümüşhane – Tirebolu – Trabzon güzergâhını takip eden demir yolu projesi ile ilgili ilginç gelişmeler yaşanıyor. Osmanlı döneminden bu yana yapılan bütün etüt çalışmalarında Tirebolu güzergâhı tercih edilirken, son zamanlarda, içerisinde Tirebolu’nun olmadığı birkaç proje daha hazırlandı. Öyle anlaşılıyor ki, sonuçta Tirebolu bu işin dışında tutulacak. Tirebolu Dernekleri Federasyonumuz konuyu takip ediyor. Süreci daha yakından izliyor. İnşallah, Tirebolu bu işin dışında tutulmaz. Bu durumda Bin Giresun Sevdalısını da Tirebolu’ya göndermek gerekecek. Nasıl olsa bizde deli de Sevdalı da çok. Nice delilerimiz başında Topal Osmanağa ve Hüseyin Avni Alpaslan ile, Balkan, Rus, Sarıkamış, Sakarya, Dumlupınar, Afyon savaşlarına gönderilmedi mi? Biz canlarımızı verelim ama, Havaalanı, Demiryolu, Tünel, Liman istemeyelim. Ohh! Ne âla.
Halil KÜTÜK